Bali’de Gezilecek Yerler

yazan MilesForDreams

Bali’de aktivitelerin, gezip görülecek yerlerin sınırı yok desek yeridir. Bali’yi keşfetmek için iki haftanız bile olsa eminim ki tüm günler dolu dolu geçer. Bazen yerli halkın ibadet ettiği bir tapınağı geziyorsunuz, bazen maymunları doğal ortamında ormanın içinde ziyaret edip elinizle besliyorsunuz. Dünyanın sayılı güzelliklerinden Unesco koruması altındaki pirinç teraslarını gezip pirinç nasıl ekilir gözlemleme şansı elde ediyorsunuz. Bazen de buz gibi bir şelalede serinliyorsunuz. Aksiyon sevenler için sörf dersi almak, rafting yapmak birer alternatif olabilir. Bunların dışında yoga yapabilir, hatta eğitmen olmak için kurslara bile katılabilirsiniz. Haa bir de masaj konusu var tabi. Bali’de de Tayland’da alışık olduğumuz masaj salonlarından bolca gördük. Ne yapın edin bir Bali masajı yaptırmadan dönmeyin Bali’den. Sözün özü Bali gezmeyi, keşfetmeyi sevenlere dopdolu bir tatil öneriyor.

“Bir yere gitmeden önce kaç gün kalacağıma karar vermek için öncelikle nereleri göreceğimi çıkarıp ona göre gün belirliyorum. Bali’de gezilip görülecek yerlerin bolluğu beni şaşkınlığa uğratmıştı. Tabi buna bir de tek şeritli araba yolları yüzünden olan trafik de eklenince ister istemez Bali’de kalınacak günler için biraz bonkör olmak gerekiyor.”

Haydi o zaman biz Bali adasında nereleri gezdik başlıyorum anlatmaya.  Gezilecek yerlere gitmek için konaklanacak en yakın mesafeler de bonus olsun.:)

Dur daha Bali’ye nasıl gideriz, adada ulaşım nasıl olur bilmiyoruz diyorsanız o zaman Bali’de ulaşım ile ilgili her türlü bilgi için Bali’de Ulaşım yazısını tıklayabilirsiniz.

Uluwatu Tapınağı

Uluwatu Tapınağı (Uluwatu Temple)

(Konaklama önerisi:Uluwatu,Nusa Dua,Kuta,Legian,Seminyak)

Bali ziyaretinde mutlaka görülmesi gereken tapınaklardan bir tanesi. Uluwatu en uçtaki kaya anlamına geliyormuş. Gerçekten de adanın güneyinde, uçurumun kenarına 70 metre yüksekliğe yapılmış bu tapınak. Eşsiz bir manzarası var,Bali’nin çoşkulu dalgalarını en güzel izleyebileceğiniz yerlerden birisi. Özellikle günbatımında giderseniz hem harika fotoğraflar çeker hem de akşam 17:00 gibi başlayan Bali’nin meşhur Kecak dansını izleme şansını elde edersiniz. Tapınağa giriş ücreti 30.000 IDR ancak dans için yaklaşık 100.000 IDR civarında ekstra ücret ödemeniz gerekiyor.

Tapınağa girmek için kollarınız ve bacaklarınız kapalı olmalı ancak kurala uygun giyinmiş olsanız bile belinize turuncu bir kemeri mutlaka bağlıyorlar. Eğer kıyafetiniz uygun değilse de “sarong” adını verdikleri mor bir peştameli belinize bağlıyorlar.

Tapınağın içinde bolca maymun göreceksiniz. Gezerken zaman zaman çığlıklar yükseliyor çünkü maymunlar elinizde yiyecek görürlerse atlıyorlar. Mutlaka çantalarınızın kapalı olduğundan emin olun hatta arada kontrol edin çünkü fermuarları bile açıyorlar. Fermuar da bir şey mi adamın birisi yolda yürürken maymunun birisi arkadan sinsice yanaşıp terliğini ayağından almaya çalıştı. Hani gözünden sürmeni çalarlar haberin olmaz derler ya o hesap işte. Telefonlarınızı sıkı sıkı tutun çünkü alıp kaçabilirler.Buraya kadar biraz gözünüzü korkutmuş olabilirim o kadar da korkuya gerek yok canım, göz teması kurmazsanız ve yukarda saydığım konularda dikkatli olursanız size yanaşmıyorlar. Maymunlarla ilgili en büyük macera için okumaya devam daha sırada Maymunlar ormanı var.

Not: Adanın güneyinde kalmıyorsanız o kadar yol gitmişken Single Fin Bar’da bir Bintang içip günü batırmadan Uluwatu’dan ayrılmayın. Mekan ve ortam çok keyifliydi, pişman olmazsınız.

 Tanah Lot

(Konaklama önerisi: Seminyak,Kuta,Legian,Canngu)

Bali adasının turizm broşürlerinde görebileceğiniz adadaki en meşhur tapınaklardan bir tanesi Tanah Lot tapınağı. Seminyak merkeze 17 km uzaklıkta yer alan Tanah Lot aslında Kuta ve Seminyak sahilinden kuzeye doğru uzanan sahilde ancak otoyol için sahilden yol yok.

Ziyaret için genelde gün batımı zamanı tercih ediliyor. Denizin ortasında kayaların üstünde yer alan bir tapınak ancak ne yazık ki tapınağa çıkmaya izin yok. Ancak dışından bakıp fotoğraflayabilirsiniz. Adadaki turistlerin en çok ziyaret ettiği tapınaklardan bir tanesi burası olsa gerek çünkü özellikle gün batımında her yer insan kaynıyor.

Biz ilk gün motorsiklet kiralayıp günü Tanah Lot’ta batırdıktan sonra İstanbul trafiğini aratmayan bir trafikle dualar eşliğinde otelimize döndük. Gitmeden önce google mapsi açıp “Yakınmış motorla rahatça gider döneriz.” diye düşünmüştüm ancak adadaki motor trafiği o kadar yoğun ki, bizim gibi acami motor kullananlar için çetin ceviz bir yer oldu Bali.

Biz 16:00 gibi tapınağa varıp motorsikleti park ettik ve başladık tapınağa doğru yürümeye. Yolda adamın birisi bizi “tiket tiket” diyerek durdurdu. Adamın üstünde ne bir üniforma var ne de etrafta bilet satan bir gişe. Biz de haliyle kandırılıyor olma düşüncesiyle yürümeye devam ettik. Adam peşimizden “tiket tiket” diye bağırarak geliyor. Ben Cengiz’e ısrarla “Adamı sallama kandırmaya çalışıyor” diyorum ama bu sırada etraftaki herkes bize bakıyor. 🙂 Adam peşimizden geliyor. Sonra anladık ki adam gerçekten bilet satıyor. Bilet de kişi başı 15.000 IDR yani 4-5 TL kadar ama işte insanda binli rakamları duyunca ister istemez algı değişiyor.

Not: Tanah Lot’a gitmişken haritada Pura Batu Bolong diye aratarak bulacağınız ortası delik kayayı görmeyi hatta mümkünse günbatımında güzel fotoğraflar çekmek için sahile inmeyi unutmayın. Biz bakınmamıza rağmen sahile inme yolunu bulamamıştık.

Pura Ulun Danu Bratan Tapınağı

Pura Ulun Danu Bratan Tapınağı

(Konaklama önerisi:Ubud)

Bali’nin en güzel tapınaklarından bir diğeri de adanın kuzeyinde, Bratan gölünün ve dağların arasına konumlanmış Pura Ulun Danu Bratan tapınağı. Bu bölgede adanın diğer yerlerine göre havanın daha ferah olması, dağların başındaki dumanlar bambaşka bir atmosfer katmış bu tapınağa.

Bali’de tapınaklardaki katlara “Meru” deniyor, kat sayısı arttıkça tapınağın önemi de artmış oluyor. Rehberimizin söylediğine göre katlar Meru dağını simgeliyormuş ve kat sayısı hep tekli sayılarda oluyormuş.

Handara Resort

Handara Resort Gate’de bir fotoğraf molası

(Konaklama önerisi:Ubud)

Burası aslında Pura Ulun Danu Bratan tapınağına 4 km uzaklıkta bulunan bir otelin giriş kapısı. Ancak son zamanlarda instagramda o kadar popüler oldu ki Bali’ye giden herkes buraya mutlaka uğruyor. Önünde fotoğraf çekilmek için ufak da olsa sıra beklemeniz gereken bir yer olmuş.

Jatiluwih Pirinç Teraslarında Obama’nın fotoğraf çektirdiği teyze

Jatiluwih Pirinç Terasları

(Konaklama önerisi:Ubud)

Pura Ulun Danu Bratan tapınağını ziyaret ettikten sonra Ubud bölgesine dönüyorsanız Jatiluwih Pirinç teraslarına da uğrayabilirsiniz. Bali’de en bilindik pirinç teraslarından birisi Jatiluwih diğeri de Tegalalang Pirinç terasları. Jatiluwih Pirinç Terasları’nın Unesco dünya mirası listesinde yer aldığını da belirtmeden geçmeyeyim.

Bu arada şansımıza bizim gittiğimiz dönemde Obama da Bali’yi ziyaret ediyordu. Şöyle de enteresan bir şey yaşanmış. Jatiluwih pirinç terasını ziyaret ettiği gün herkes Obama ile fotoğraf çekilmek isterken Obama tarlada çalışan yaşlı bir kadını gösterip ben onunla fotoğraf çekilmek istiyorum demiş. Biz gezerken şans eseri aynı teyze tarlada çalışıyordu ve bir kaç kişiye bu olayı anlatırken biz de kulak misafiri olduk, hatta yerel halktan birisi bizim için tercüme etti çünkü teyze ingilizce bilmiyordu. Sonrasında teyzeyle birer poz çekilmeyi de ihmal etmedik.

Banyumala Şelalesi

Banyumala Şelalesi

(Konaklama önerisi:Ubud)

Bali’de çok fazla şelale var. Gitmeden belki en çok araştırdığım konulardan birisi şelale mevzusu idi. En popüler şelalerden bir tanesi adanın güneyindeki Tegenungan şelalesi iken hem fazla kalabalık görünmesi bir de suyun çamurlu olması sebebiyle şansımı kuzeyde yeşilliklerin arasından akan Banyumala şelalesinden yana kullandım. Banyumala tam bir gizli cennet olduğu için ulaşması meşakatli olsa da sonunda vaadettiği güzellik, suyun serinliği hepsine değer.  Arabayla bir yere kadar ulaşıyorsunuz sonra ara ara atlamalı giderken inmeli, dönerken tırmanmalı bir yol sizi bekliyor olacak uyarmadı demeyin. Ee ne dedik aksiyonsa aksiyon, doğaysa doğa hepsi Bali’de bir arada. Ama yalan yok arabayla gittiğimiz yolda ara ara arabanın altı sürttükçe “Dewa dön geri” dememek için kendimi zor tutmuştum. Eğer buz gibi suya girmeye cesaretiniz varsa giderken mutlaka mayonuzu yanınıza alın.

Giriş ücreti kişi başı:2017 senesinde 15 bin Rupiah idi.

Singaraja Bölgesindeki meşhur salıncak, kuş yuvaları ve daha fazlası

(Konaklama önerisi:Ubud)

Instagram’dan Bali fotoğraflarına bakıyorsanız, mutlaka göl manzaralı salıncak fotoğraflarına denk gelmişsinizdir. Bu fotoğrafın çekildiği bölge adanın kuzeyindeki Singaraja bölgesinde. Yol üstünde çok alalede bir yer ama işte kafası çalışan bir kaç kişi yol kenarına manzaranın olduğu yere bir salıncak, içine girip fotoğraf çekilebileceğiniz bir kuş yuvası koyup bilet satmaya başlamışlar. Uzunca bir kuyruk olduğu için bizim rehber akıllılık edip önce biletleri aldı ve sırayı beklemeden doğruca bizi şelaleye götürdü. Dönüşte de kuyrukta beklemeden meşhur fotoğrafı çekilmiş olduk. Bana sorarsanız bu salıncağın olduğu yerden biraz daha ilerde daha güzel ve boş yerler var manzaranın tadını çıkarabileceğiniz.

Maymun Ormanı (Sacred Monkey Forest Sanctuary)

(Konaklama önerisi:Ubud)

Bali’de en çok eğleneceğiniz ya da en çok korkacağınız yer kesinlikle Maymun ormanı olacak. Ubud merkezde yer alan bu orman kesinlikle bir hayvanat bahçesi olarak düşünülmemeli. Maymunları yaşadıkları doğal ortamda yani ormanda görüp onları besleyebileceğiniz bir yer. Daha içeri girmeden bile sizi kapıda bir sürü maymun karşılıyor. Maymunların yanısıra ormanın içindeki ağaçlar, yosun tutmuş köprüler ve sarmaşıklar oldukça otantik bir görüntü oluşturmuş. Giderken çantanıza mutlaka bir poşet muz alın ancak açıkta taşımak yerine kapalı görünmeyecek bir şekilde çantanızda taşıyın. Böylece istediğiniz zaman maymunları besleyip fotoğraf çekilebilirsiniz. 2017 itibariyle giriş ücreti 50 bin IDR ve maymun ormanı 18:00’de kapanıyor. Son olarak maymunların neticede hayvan olduğunu ve onları kızdıracak davranışların ısırılma gibi istenmeyen sonuçlara sebep olabileceğini unutmamak lazım. Gitmeden yaptığım araştırmalarda kararsız kalmış olsam da korkumun yersiz olduğunu gidince anlamıştım. Biz bir saatte gezeriz derken farkında olmadan saatler geçirmiştik ormanda.

Tegalalang Pirinç Terasları

Tegalalang Pirinç Terasları

(Konaklama önerisi:Ubud)

Bali’de en en güzel yerlerden, en çok etkilendiğim yerlerden birisi bu pirinç terası oldu. Görebildiğim,pirinç teraslarının arasından yürüyüp pirinç eken çiftçileri izleyebildiğim için kendimi çok sanşlı hissettim.

Tegalalang aslında bir çok çiftçinin toprağa sahip olduğu ve ekim yaptığı bir alan. Yani siz gezdikçe bir tarladan diğerine geçmiş oluyorsunuz. Geçerken de sembolik olarak 10 bin IDR gibi bağış adı altında ücretler veriyorsunuz. Gezerken pirinç eken bir çiftçiye denk gelirseniz mutlaka izleyin hatta sorarsanız nasıl ekip diktiklerini de anlatıyorlar.

Aslında bir tarlanın içinde geziyorsunuz gibi düşünün. Fotoğraflarda gördüğünüz iki kollu sepetleri taşıyan çiftçiler yanınızdan öylece geçebiliyorlar, isterseniz durdurup fotoğraf da çekilebilirsiniz hatta.

Pirinç terasına girmeden önceTegalalang’ın dışındaki dükkanlardan 40 bin IDR civarında bir ücret karşılığı Bali ile özdeşleşen şapkalardan birer tane almayı unutmayın.

Kopi Luwak Kahve Tadımı-Bali Pulina

Kopi Luwak Kahve Tadımı-Bali Pulina Agro Tourism

(Konaklama önerisi:Ubud)

Dünyanın en pahalı kahvesi olması ve elde ediliş şekli itibariyle ünlenmiş Luwak kahvesinin anavatanı Bali. Ben tadı ve telveli yapısını Türk kahvesine çok benzettim. Neden dünyanın en pahalı kahvesi olarak lanse ediliyor onu da bilmiyorum çünkü biz 50 bin IDR yani yaklaşık 13 TL’ye denedik. Üstelik de kahvenin yanında denemeniz için zencefil, ginseng, kakao gibi değişik türlerde çay ve kahve de ikram olarak geliyor.

Adada Luwak kahvesini bir çok yerde deneyebilirsiniz ancak Bali Pulina’nın harika bir pirinç terası manzarası olması, çalışanların ilgili olması sebebiyle burayı kesinlikle tavsiye ederim. İçeri girdiğiniz andan itibaren size bir görevli eşlik ediyor. Botanik bahçenin içinden çeşitli bitkileri koklatarak, nerelerde kullanıldığını anlatıp bilgilendiriyor. Sonrasında Luwak kahvesinin hangi süreçlerden geçerek yapıldığına tanık oluyorsunuz hatta siz de isterseniz kahve kavurabilirsiniz. Bu sırada hayvanları da kafeslerin içinde gözlemleme şansınız oluyor. Bu kahvenin bu kadar ünlü olmasının sebebi kahve çekirdeğinin misk kedilerine yedirilmek suretiyle midelerinde fermente olup, dışkıları ile dışarı atıldıktan sonra elde ediliyor olmasıymış. Buraya kadar tablo pek iştah açıcı görünmeyebilir ancak dışkıdan toplanan çekirdeklerin yıkandıktan sonra kabuklarının soyulduğunu ve sonrasında kahvenin işlem gördüğünü söylesem belki fikriniz değişir.  Gittiğinizde mutlaka denemelisiniz.

Tirta Empul Tapınağı

Tirta Empul Tapınağı

(Konaklama önerisi:Ubud)

Bali’liler bu tapınakta havuza girerek günahlarından arınıyor. Sadece Bali’liler değil tabi isterseniz siz de girebilirsiniz. Biz havuza girmedik ama ot ve çiçeklerden hazırlanmış Canang Sari adını verdikleri tütsülerden yakmıştık bu tapınakta. Suyun kaynağı ise tamamen doğal kaynak suyu. Zaten gezerken suyun çıktığı yeri de göreceksiniz.

Burası Ubud’a yaklaşık 17 km uzaklıkta yer alıyor, girerken sarong adını verdikleri uzun örtüleri belinize sarmanız gerekiyor ve giriş ücreti yaklaşık 15 bin IDR civarında.

Bali’de çok fazla tapınak var konuşurken geriye dönüp hangi tapınak olduğunu hatırlamaya çalıştığımızda Tirta Empul’u hatırlamak hiç zor olmuyor, sulu tapınak dediğimiz anda ikimiz için de görsel netleşiyor. İsterseniz suyun içine girip ritüellere dahil olabileceğiniz bu tapınak diğer tapınaklardan bu anlamda biraz farklılaşıyor.

Campuhan Ridge Walk

Campuhan Ridge Walk

(Konaklama önerisi:Ubud)

Burasını aslında yeşilliklerin içinde, sağınızın solunuzun palmiyelerle kaplı olduğu bir yürüyüş parkuru olarak düşünebilirsiniz. Biz sabahın ilk ışıkları ile beraber bomboş olacağını hayal ederek gittik ancak sabahın o saatinde bile spor yapmaya, düğün fotoğrafı çekmeye ya da drone uçurmaya gelen kişiler gördük. İlerleyen saatlerde daha da kalabalıklaşacağını düşünürsek yine de ziyaret için sabahın ilk ışıkları en doğru zaman olacaktır.

Penglipuran Köyü

Penglipuran Köyü ve Bambu Ormanı

(Konaklama önerisi:Ubud)

Geleneksel bir Bali köyü görmek isterseniz Ubud’un doğusunda yer alan Penglipuran köyünü ziyaret edebilirsiniz. Tirta Empul tapınağına kuş uçuşu oldukça yakın ancak Bali’nin çetrefilli yolları dolayısıyla gitmeden bir miktar dolanmanız gerekiyor. Aslında oldukça küçük bir köy, sağlı sollu belki de 70-80 hane ya var ya yok. Biz evlerden birisinin içine de girmiştik. Mutfaklarını, kümeslerini, küçük bile olsa her evin bahçesinde bir tapınak olduğunu gözlemlemiştik. Girdiğimiz evin sahibi kafeste horoz besliyordu. Ne için beslediğini sorduğumuzda horoz dövüşleri için olduğunu söylemişti. Sonradan öğrendiğimize göre Bali’lilerin en büyük eğlence kaynaklardan birisi horoz dövüşleriymiş.

Penglipuran köyü geleneksel yaşam tarzını koruyan Bali’lilerin nasıl yaşadığına şahit olmak için rotaya eklenebilecek alternatif yerlerden birisi. Köyün hemen yakınında bir de bambu ormanı bulunuyor. Bizim zamanımız kalmadığı için bambu ormanını ziyaret edememiştik.

Taman Ayun Tapınağı

Taman Ayun

(Konaklama önerisi:Ubud)

Havuz içindeki güzel bahçe anlamına gelen bu tapınağın adından da anlaşılacağı gibi etrafı sularla çevrili. En önemli ana tapınaklardan birisi olduğunu kat sayısından yani “Meru” lardan anlayabilirsiniz.Gölün üzerini de nilüfer çiçekleri sarmış. İnanışlarına göre tapınağı çevreleyen bu su Meru dağı ve etrafındaki suları temsil ediyor.

Gezmesi oldukça kolay bir tapınak çünkü 3,5,7,9,11 katlı tapınakların olduğu bölgeye yürüyerek girilmiyor. Yani tapınağın çevresinden tam tur atınca çıkışa gelmiş oluyorsunuz.

Cafe Lotus-Ubud

Ubud

Ubud ormanlar, yeşillikler içinde otelleri olan, havanın adanın diğer bölgelerine nazaran daha ferah olduğu bir bölge. Bali fotoğraflarına bakarken denk geleceğiniz sonsuzluk havuzlu villaların da olduğu bölge burası diyebilirim.

Bali ile ilgili belki de en zorlayan konu otel seçimi yapmak oluyor. Özellikle havuzlu villa olsun,manzara olsun derken seçenekler bitmek bilmiyor. Bu konuda ufak bir tavsiye olarak sonsuzluk havuzlu villalar çok güzel oluyor ancak temmuz ayı içinde Bali’yi ziyaret etmiş birisi olarak havanın tüm gün suda zaman geçirecek kadar sıcak ve nemli olmadığını hatta Ubud bölgesinin ormanlık bir bölgede yer alması sebebiyle diğer bölgelere kıyasla biraz daha serin olduğunu göz önünde bulundurmanızı önerebilirim. Bir de Ubud bölgesinde gezerken günlük araba kiralıyorsanız sabah erkenden çıkıp gezince akşam döndüğünüzde havuzda keyif yapacak zaman kalmayabiliyor. Güneşin erken battığını hesaba katmak gerekiyor.

Bunun dışında Ubud merkez oldukça hareketli bir bölge. Hediyelik eşyalar, masaj salonları akşamları Kecak ve yerel Bali dansı izleyebileceğiniz etkinlikler ile canlı müzik yapan barların çokca olduğu bir bölge.

Ubud merkezdeki Cafe Lotus’un bahçesini de Ubud ziyaretine mutlaka eklemelisiniz. Bahçesindeki göldeki nilüferler tam bir görsel şölen. Hatta cafenin hemen yanında aynı manzaraya bakan bir de Starbucks var ve akşamları bu meydanda ücretli izleyebileceğiniz dans gösterileri oluyor ve bahçe ziyarete kapatılıyor ancak Starbuckstan içeceğinizi alıp bahçede bir masaya oturursanız uzaktan izleyip müzikleri dinleyebilirsiniz.

Jimbaran Sahili’nde Gün Batımı

(Jimbaran, Uluwatu, Seminyak, Legian, Kuta)

Turistik aktivitelerden bir diğeri de Jimbaran sahilinde güneşi batırmak ve sahildeki kumsala kurulan masalarda deniz mahsülü yemek. Biz Gili adasından döndükten sonra bir gece Jimbaran’da konakladık ve son akşamımızda sahilde bu restoranlardan birisinde yemek yedik. Istakoz, yengeç, kalamar, karides, balıktan oluşan oldukça doyurucu bir tabak söyledik. Güneş batarken sahildeki masalardaki mumlar ışıl ışıl yanmaya başlayınca ortam çok güzel oluyor ancak biraz is kokmayı göze almak lazım. 🙂

Bali’ye gelmişken bizim yaptığımız gibi bir kaç gününüzü deniz güneş tatiline ayırmak isterseniz Gili adalarını ya da günübirlik olarak Nusa Penida adasını ziyaret edebilirsiniz. Eğer dalışa merakınız varsa Bali adasının kuzeyindeki Amed bölgesi ya da Gili adalarında mutlaka dalış turlarına katılın.

Son olarak Bali’de günleri nasıl planlayacağınıza karar verirken bizim hangi gün nerelere gittiğimizi fikir vermesi açısından aşağıya bırakıyorum.

Ubud 1.Gün (Puru Ulun Danu Bratan, Handara Resort, Jatiluwih Pirinç Terasları, Taman Ayun tapınağı)

Ubud 2.Gün (Singaraja bölgesi, Banyumala Şelalesi, Ubud’a dönüş yolu 2:30 saat kadar sürdü.)

Ubud 3.Gün (Otelde dinlenme ve Monkey Forest,Özel şoför kiralamadık)

Ubud 4.Gün(Tegalalang Pirinç Terasları, Bali Pulina’da Kopi Luwak kahvesi deneyimi, Tirta Empul tapınağı,Penglipuran köyü)

Tanah Lot ve Uluwatu tapınaklarını şoför ile gezmedik. Motor kiraladık ya da Uber kullandık. Güney bölgedeyken gideceğiniz yer sayısı fazla değilse siz de Uber kullanabilirsiniz.

Seyahatle kalın…

4 Yorum

mhmtgoktrk 07/02/2018 - 8:59 pm

Anlatılanlardan ve resimlerinizden oldukça fazla etkilendim.Verdiğiniz bilgiler ve onu destekleyen resimleriniz için teşekkürler.

Yanıtla
MilesForDreams 11/02/2018 - 11:56 am

Cok tesekkur ederiz babacım. Begenmene sevindik biz de.

Yanıtla
nzlcrn 21/02/2018 - 9:18 am

Özellikle bulundukları bölgeleri yazmanız çok faydalı oldu bizim için çok teşekkürler. Ayrıca günlük rotalarınızı kaç tane yere gidilebileceği hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yanıtla
MilesForDreams 15/05/2018 - 8:03 pm

Merhaba Ceren, Sanırım instagramdan mesajlastık seninle ama yazının en altına sonradan ekledim hangi gün nereleri gezdiğimizi.

Yanıtla

Yorum ve Sorularınız

Beğenebileceğiniz Diğer Yazılar